İngilizce Öğrenmek, Kimliğinizi Kapıda Bırakmak Anlamına Gelmemeli
İngilizceyi ikinci dil olarak öğrenen bireylere yıllardır eğitim verirken ve mentorluk yaparken dikkatimi en çok çeken şeylerden biri şu oldu: Hiçbir öğrenci İngilizce öğrenme yolculuğuna aynı bilgi birikimi, deneyim ya da özgüvenle başlamıyor. Bir eğitmen olarak ben de yaklaşımımı, kullandığım kaynakları ve ders içeriklerimi her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarına göre şekillendiriyorum. Ancak nereden başlarlarsa başlasınlar, öğrencilerin büyük çoğunluğu zamanla aynı engelle karşılaşıyor: Ana dillerini İngilizceye birebir aktarma eğilimi.
Bu son derece doğal bir durum. Öğrenciler, bilgiyi anlamlandırırken ve işlerken içgüdüsel olarak ana dillerinin oluşturduğu bilişsel yapıya dayanırlar. Ancak doğrudan çeviri yapmaya çalıştıklarında, İngilizcenin doğal akışı bozulur; kelime dizilişi, dilbilgisi yapısı ve düşüncelerin ifade ediliş biçimi sekteye uğrar.
Gerçek şu ki, İngilizcede akıcılık yalnızca kelime bilgisi ve dilbilgisi kurallarının toplamından ibaret değildir. Her dilin kendine özgü bir ritmi, sosyal ve kültürel dinamikleri ve dünyayı anlamlandırma biçimi vardır. Öğrencilerim ilerledikçe, gerçek akıcılığın benim “kültürel kod” olarak adlandırdığım yapıyı çözmekten geçtiğini fark ediyorlar. Yani ana dili İngilizce olan kişilerin fikir ayrılıklarını nasıl yönettikleri, nezaketi nasıl ifade ettikleri ve ortak bir zeminde nasıl buluştukları gibi yazılı olmayan kuralları anlamaktan. Dil öğrenimindeki bu kültürel farklılıklar, akademik çalışmalarımda da üzerinde durduğum konular arasında yer alıyor.
Bu geçiş süreci duygusal açıdan da oldukça inişli çıkışlı olabilir. Doğru kelimeleri bilen öğrenciler bile konuşurken kendilerine güvenmekte zorlanabilir ve bir süreliğine iki farklı düşünme biçimi arasında sıkışıp kalmış gibi hissedebilirler. Normalde sıcak, esprili ve dışa dönük biri olan bir öğrenci daha sessiz ve çekingen hâle gelebilir. Kendine güvenen bir profesyonel ise bir toplantıda doğru ifadeyi bulmaya çalışırken tereddüt yaşayabilir. Bunlar kişilik değişimleri değildir; öğrencilerin İngilizce konuşan hâllerini keşfetmeye çalıştıkları anlardır.
İşte bu yüzden motivasyonu yüksek tutmak, öğretme sürecinin en önemli parçalarından biridir. Yeni bir dili öğrenmek zaman alır ve hayal kırıklığı kaçınılmazdır. Böyle anlarda benim bir dil mentoru olarak görevim yalnızca dilbilgisi hatalarını düzeltmek değildir. Aynı zamanda öğrencilerimin henüz kendi gelişimlerini göremedikleri anlarda ihtiyaç duydukları sabrı ve cesareti sunmak; yaşadıkları zorlukların bu yolculuğun doğal ve gerekli bir parçası olduğunu onlara hatırlatmaktır.
Sonuç olarak amacım hiçbir zaman öğrencilerimin kim olduklarını ya da dünyaya bakış açılarını değiştirmek değildir. Amacım; kişiliklerini, değerlerini ve mizah anlayışlarını yeni bir dilin ve kültürün içinde de özgürce ifade edebilmelerine yardımcı olmaktır. En başarılı İngilizce öğrencileri köklerinden vazgeçenler değil, gerçek benliklerini yeni bir ortamda da güvenle ortaya koyabilenlerdir. Yabancılık hissi zamanla azaldıkça iletişim daha doğal hâle gelir ve İngilizce, daha az çabayla akmaya başlar.
İngilizce öğrenmek, kimliğinizi kapıda bırakmanız anlamına gelmez. Aslında bu süreç, aynı “siz”in kendini ifade edebileceği yeni bir ses keşfetmesinden ibarettir.
Editörün Notu
Özlem Yüğeş’in eğitim yaklaşımı, Echos Education’da mentorluğa bakış açımızı da yansıtıyor. Biz, dil öğreniminin kişisel gelişimle birlikte ilerlediğine ve her öğrencinin, kimliğine saygı duyan, aynı zamanda ulaşmak istediği hedeflere hazırlanmasını destekleyen bir İngilizce mentorluk sürecini hak ettiğine inanıyoruz. İster kariyeriniz için İngilizce akıcılığınızı geliştirmek isteyin, ister Birleşik Krallık’ta eğitim almayı hedefleyin, mentorluk programımız öğrenme yolculuğunuzun her aşamasında yanınızdadır. Bu yolculuğun bir parçası olmaktan mutluluk duyarız.
Yazar Hakkında
Özlem Yügeş, Londra’da ve uluslararası alanda 15 yılı aşkın öğretim ve eğitim deneyimine sahip, dil eğitimi ve kültürlerarası iletişim alanında uzman bir akademisyendir. University of Westminster’dan TESOL alanında yüksek lisans (MA), Middlesex University’den ise TEFL ve İngiliz Dili alanında lisans (BA Hons) derecesine sahiptir. Ayrıca TEFL, TESOL, CELTA ve DELTA Module Two (Developing Professional Practice) sertifikalarına sahiptir. Eğitimde ve iş dünyasında çeşitlilik, kapsayıcılık ve kültürlerarası iletişim yeterliliği üzerine çok sayıda akademik çalışma yayımlamış; Palgrave Macmillan tarafından yayımlanan bir kitap bölümünün yanı sıra uluslararası hakemli dergilerde birçok makalesi yayımlanmıştır. Echos Education bünyesinde mentor olarak görev yapan Özlem Yüğeş, farklı kültürel geçmişlere sahip öğrencilere ve profesyonellere; İngilizce dil eğitimi, IELTS ve Cambridge sınav hazırlığı ile İş İngilizcesi alanlarında kişiye özel mentorluk desteği sunmaktadır.