Son dönemlerde kamuoyunda merak edilen konulardan biri de Türkiye’den yükseköğretim düzeyinde yurt dışına eğitim amacıyla giden öğrenci sayısının değişimidir. Medyada bu konuda haberler yapılmakta ve bu konu sosyal medyada popülerliğini korumaktadır.
Peki, bu konuda veriler ne diyor? Yurt dışına giden öğrenci sayısı son yıllarda nasıl değişmiştir?
Öncelikle şunu belirtelim ki yurt dışına giden öğrencilerin sayısını tespit etmek oldukça zordur. Çünkü yurt dışında bir üniversite okumak isteyen bir kişinin Türkiye’den herhangi bir yetkili merciden izin alması veya bilgi vermesi gibi bir zorunluluk söz konusu değildir. Dolayısıyla, bu konuda elimizde ulusal bir istatistik mevcut değildir.
Ne var ki, her bir ülke kendisine gelen uluslararası öğrencilerin kaydını tutmaktadır. Örneğin, Türkiye’ye gelen uluslararası öğrencilerin geldikleri ülke gibi bilgileri yükseköğretim kurumları tarafından kayıt altına alınmaktadır. Bu kayıtlar, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından derlenmekte, kamuoyuyla ve uluslararası otoritelerle paylaşılmaktadır. Aynı şekilde, diğer ülkeler de kendilerine gelen öğrencilerin kayıtlarını tutmaktadır.
Dolayısıyla Türkiye’den giden öğrenci sayısını öğrencilerin gittikleri ülkelerdeki istatistiklerden anlayabiliriz. Ancak her bir ülkenin istatistiklerine ayrı ayrı ulaşmak zordur. Söz konusu istatistiklere ulaşılsa bile, farklı ülkelerin istatistikleri çoğunlukla karşılaştırılabilir değildir. Neyse ki, Birleşmiş Milletler üyesi olan ve veri paylaşan tüm ülkelerin verilerine kolayca ulaşabiliyoruz.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütüne (UNESCO) bağlı İstatistik Enstitüsü, eğitim, bilim ve kültür alanında uluslararası karşılaştırılabilir istatistiklerin resmi/güvenilir adresidir.
Türkiye’den yurt dışına giden yükseköğretim öğrenci sayısına ilişkin sayıları konuşmadan önce, UNESCO İstatistik Enstitüsünün istatistik tanımlarına dikkat etmeliyiz. Enstitü, yurt dışına giden veya uluslararası öğrencileri “uluslararası hareketli öğrenciler” olarak isimlendirmektedir. Bu öğrencilerin resmi tanımını şu şekilde yapmaktadır: “Uluslararası hareketli öğrenciler, bir ülkenin sınırını fiziksel olarak aşarak eğitim faaliyetlerine katılmak amacıyla başka bir ülkeye geçen bireylerdir; burada öğrencinin geldiği ülke ile gittiği ülke farklıdır.”
Bu tanıma göre, bir yükseköğretim öğrencisinin uluslararası hareketli olup olmadığını tanımlayan en önemli husus, ortaöğretim yani lise derecesini aldığı (köken) ülkesinden fiziksel olarak farklı bir ülkede yükseköğretim almasıdır.
Köken ülke belirlenirken, bir öğrencinin ikamet veya vatandaşlığından ziyade, lise eğitimini tamamladığı ülke esas alınmaktadır. Aynı şekilde, uluslararası sınırların fiziksel olarak geçilmesini içermeyen herhangi bir liseden üniversiteye geçiş, uluslararası öğrenci hareketliliği olarak kabul edilmemektedir. Bundan dolayı, uzaktan eğitim programları uluslararası öğrenci hareketliliği bağlamında değerlendirilmemektedir.
Grafikte sunduğumuz veriler, UNESCO İstatistik Enstitüsünün yukarıdaki uluslararası öğrenci hareketliliği tanımı temelinde ve veri paylaşan ülkelerden derlediği verilerdir. Paylaştığımız grafik, 2004–2023 yılları arasında Türkiye’den yurt dışına giden öğrenci sayısındaki değişimi göstermektedir.
Grafikte öne çıkan verileri şu şekilde sıralayabiliriz:
- 2004’te 33 bin olan Türkiye’den yurt dışına giden öğrenci sayısı, 2023’te 67 bin olmuştur. Bu, yurt dışı öğrenci hareketliliğinin söz konusu dönemde iki katına çıktığını göstermektedir.
- 20 yıllık dönem kabaca üç evreye ayrılabilir. 2004-2011 arasındaki birinci evrede, öğrenci sayısının düzenli arttığı görülmektedir. 2012-2019 arasındaki ikinci evrede, öğrenci sayısının nispeten durgun kaldığı görülmektedir. 2020 ve sonrasındaki ise hızlı bir artış evresine girdiğini göstermektedir. Pandemiyle birlikte yavaşlayan uluslararası öğrenci hareketliliğinin pandemi sonrasında ivmesini artırarak devam ettiği görülmektedir.
- 2021 ile 2022 ve 2022 ile 2023 yılları arasında yüzde 10’u aşkın bir büyüme göze çarpmaktadır. Bu büyümenin nedenleri için elbette kapsamlı araştırmaların yapılması gerekir.
Özetle, UNESCO verileri, Türkiye’den yurt dışına giden yükseköğretim öğrenci sayısının hızla artmaya devam ettiğini göstermektedir. Uluslararası hareketlilik hedef ülkeye ilişkin eğitim kalitesi, ekonomik ve sosyal imkânlar gibi çekme faktörleri ve köken ülkeye ilişkin ekonomik zorluklar ve toplumsal çatışmalar gibi itme faktörlerinin oldukça karmaşık bir etkileşiminin sonucudur. Ancak olası nedenler ne olursa olsun, dünya çapında öğrenci hareketliliğindeki artış oldukça çarpıcıdır. Mevcut eğilimin devam etmesi durumunda önümüzdeki yıllarda Türkiye’den yurt dışına öğrenci hareketliliğinin daha da artacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.
